kim varmış burda :)

19 Nisan 2014 Cumartesi

Karaca Home 'Doğadan İlham Alan Romantizm'

Merhaba hanımlar,kurs,sınavlar dersler derken son zamanlarda buralara uğrayamadım hiç , sınavlarda bittiğine göre sahalara geri dönebilirim artık :)
 İlk yazıma Karaca Home İlkbahar-Yaz koleksiyonu ile başlamak istedim. Geçen haftalarda çok hoş bir paket yolladılar içinden de bu bebek çıktı :) tamda hoşlandığım tarzda bir pike takımı yollamışlar, sanki hissetmişler.Pudra, güllü, kuşlu, kelebekli ''Bird serisi'' ben bayıldım bu takıma.

***Bir de Karaca Home Sosyal Medya Uzmanı Ayşenur Hanıma özel ilgisi, sabırlı,özverili ve kibar tutumundan dolayı teşekkür etmeliyim.***          
                             100% pamuklu yumuşacık bişi, odaya bahar geldi sanki.
                          Şimdi koleksiyondan benim seçtiklerimle yazıya devam edelim.

Doğadan ilham alan Romantizm temasıyla hazırlanan Karaca Home 2014 İlkbahar-Yaz koleksiyonu yine çok özel tasarımlarıyla karşınızda .

CELİNE
 2014 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu katalog çekimlerini tamamlayan Karaca Home ürünleri tasarımı, kumaş özellikleri,sadeliği,şıklığından ödün vermeyen ve fark yaratan çizgisiyle bu sezon da adından söz ettirecek.
CRAYZ
 Bu sezon doğadan ilham alan Karaca Home  tabiatın doğal güzelliklerinin sahip olduğu renkleri sizlerle buluşturuyor.
DAVY

ELENA

LİORA
Pudralar, uçuk maviler, pembeler ve lilanın çeşitli tonları, çiçek motifleriyle birleşip Karaca Home İlkahar-Yaz koleksiyonun da yeniden hayat buluyor...  
 Katalog çekimleri İzmir Alaçatı'da gerçekleşen yeni koleksiyonda, çok özel bir butik bir kreasyon daha var!
Yüreğinde daima çocuksu bir taraf olan kadınlarımızı çocuklarına götürerek  nostaljiyi yaşatacak bahar dalları lila ve tonlarıyla süslenmiş bu çok özel ürün ''History'' Karaca Home mağazalarında çoktan yerini aldı.
HİSTORY SERİSİ

KATRE

ROMANCE

SUNNY

MERİ

OLİVİA
Benim sectigim seriler boyleydi daha fazlasi icin Simdi sizi karaca home online alisveris   sitesine alalim.Benim gibi memnun kalacaginiza eminim hanimlar. Sevgiler.......

25 Şubat 2014 Salı

O Zaman Ebruya Devamm ! ! !

Selamunaleyküm hanımlar, 2 gündür İstanbul'a bereket yağıyor.İnanın kışı yeni yeni yaşıyorum sanki.İnşallah rabbim yüzümüze bakarda şubat boyunca bu yağmuru bizden esirgemez.

Evett yeni akkase ebrularla karşınızdayım.1. dönem yaklaşık bir aydır akkase çalışmıştık.
Akkase öyle birşeyki ilk başlarken zorlanıyorsun yok olmıcak galiba diyorsun ama sonra insanın yaptıkca yapası geliyor. 
Aşağıda Kufi sanatıyla BESMELE yazısını görüyorsunuz.
Aslında zemin hareketli, (şal ebrusu) üstüne akkase asla yapılmamalı,dikkatli bakarsanız göz yoruyor :) ama ben o gün yanımda az zemin ebrusu götürünce mecbur bu şal ebru zeminine akkase yapmış oldum.Gözü fazla yormaması içinde sadece siyah boya ile çalıştım. 
Bu Laleli Mevlana akkasesini yaparken kim bilir kime hediye gidecek diye iç geçirmiştim.Genelde akkaselerimi kimselere vermem :)hocamızda tembihler aman haa kimseye hediye etmeyin diye:)  hem yapılışı zahmetli günlerce uğraşıyorsunuz düzgün bir eser çıkartmak için,çok değerliler, yıllar geçtikce dahada değerlenecekler inşallah.
Neyse çok tatlı bir kız var twitterda,instagramda, facebookda 1 buçuk yıldır takip ettiğim tanımıyorum evet ama çok seviyorum kendisini, sonra bu kız ''Hatunkafası'' mahlasıyla yelek üretimine girdi.Evet sevgili Gönül'den bahsediyorum. Bu akksae ona hediye yollandı. Çok beğenmiş sağolsun. Yakında ondan aldığım yeleklerle yaptığım kombinler olacak inşallah.  
Bazen konumuz dışı, hoca öğretmediği halde gizli gizli muhayyel lale yaptığım doğrudur.Genelde de beğenmem, bu da onlardan biri :)  (zemin rengi iyi açılmamış, kerajin çok sulanmış,öd kâr etmiyor,renkler akıyor,ama fotoğraftan harikulade gözküyor dimi:) 
Beni takip edenler bilir kuş figürünü çok severim (hatta kuş takıntım var demeliyim) ev-dekorasyonu olsun, mutfak ürünleinde züccaciyede,kıyafette her yere yakışır kuşlar :) evimde de bol bol var :)

Bu akkase bana ait değil tabi sevgili Mürüvvet ablamıza ait, şablonunu bulduğum anda bene derhal yapicim inşallah :) Bu arada kuş figürlu bu akkasede arapça ''kuş'' yazıyor.Ne hoş dimi?
Lafzatullah yazılı akkaselerden biri.
En sevdiğim, üç kafalı vav çivit mavisine çok yakışıyor,kağıtta daha ağır durduğu kanaatindeyim.Bolca vaktim olsa hep vav çalışmak isterdim heralde o kadar seviyorum.
Şimdilik bu kadar kızlar,akkaselerin devamı gelecek inşallah, ama ondan önce harika bir sergi açılışına katıldım geçen hafta büyük üstad Hezarfen Edhem Efendi'yi vefatının 110. yılında ''Rahmet Damlaları Ebru Sergisinde andık. Sergiden güzel ebrularla tekrar burda olucaz.
Şimdilik bereketli haftalar,Allaha emanet olun :)

Eğer burda yoksam kesin şuralardayımdır :)  
Twitter: Tubistan
Facebook:Tubistan Tuğba
İnstagram:Tubistan_Tugba

NOT: Bu post Mevlana Celalaeddin Rumi Ney eşliğinde hazırlanmıştır. http://www.youtube.com/watch?v=_2bj81M5zlM

23 Ocak 2014 Perşembe

♥♥♥ Heryer Kalp Olsa ♥♥♥

Dikkat bu bir DIY yazısıdır.
Blogger olmanın gerekliliklerini yerine getirmek lazım dimi :)
Mesela dıy diyince akla ilk gelen şeyyy?
Kutu kaplamak olabilir mesela.
Hediye gelen kalpli kahve fincanı kutusu vardı, atmamıştım, kalpli ya, bir gün lazım olurdu :)
Uygun bir kumaş bulur bulmaz kendisini kaplayacaktım. 
 
Taa ki uzun zamandır giymediğim şifon puantiyeli elbiseyi gözüme kestirene kadar, ben bunu keserim dedim :) Neyse ölçtüm biçtim, içimden de dua ediyorum,elbiseyi mundar etmiyim nolur Allahım :)
Kumaş şifon olduğundan silikonla yapıştırmadım, demir zımbayla tutturdum görsel olarak iç açıcı değil biliyorum.
Zımbayla kutuyu kaplamak daha kolay oldu.Ekru tonlarda dantel şerit ile kutuyu afilli hale getirdim neyseki :)
Dantel şeritleri, zımba demirleri görünmeyecek şekilde kenarlarına diktim.
Danteli gizli dikiş yaparak tutturdum.Kutu yeni bişeye benzedi sanki :D
Ben çok beğendim romantik bi takı kutusu oldu kendisi, tam istediğim gibi. Büşra'mın hediyesi lavanta kesesiyle pek uyumlu oldu. Her mıncıklama sonrasındaki bıraktığı koku mutluluk değilde ne?

                              Takılarla da bütünlüğü sağladık.Göz yormayan,soft renkleri seviyorum.
                                        Eminim benimle aynı düşüncede çok kadın vardır.


Yatak odasına her girdiğimde mutlu olmam için bir sebep daha işte.
Küçük şeylerle mutlu olmayı bilmek.
Herşey bizim elimizde hanımlar, hayatı güzelleştirmek, ya da tam tersi cehenneme çevirmek.
Yeterki biz Allah'tan, iyiyi güzeli halis niyetlerle isteyelim.
Ki  O, bize sadece ''isteyin vereyim'' diyor.

Hepinize sevgiler ve pembe pırıltılı kalpler ^_^ 

15 Ağustos 2013 Perşembe

Gittim + Gezdim + Gördüm

                                           Merhaba arkadaşlar,inşallah herkesin keyfi yerindedir.
                   Kısa bir Ramazan molası verdik kendimize doğal olarak bloglarada yansıdı bu.
                                           Her güzel şey gibi tatilde bitti.İstanbul'a dönüş yaptık.

                                                                           ***
Şimdi size 1 günde konaklamadan 4 şehir jet hızıyla nasıl gezilir onu anlatıcam :P
Bu yıl yıllık iznimizin tamamını Umre için kullanınca,geriye bize bayram tatili kaldı sadece.
Tatil deyince bizim aklımıza arabaya atlayıp nerde akşam orda sabah spontane yani, kafa nereye biz oraya :)
İstanbul'dan kopamıyoruz canımız sıkılırsada İstanbul'a yakın tatil beldeleri tercihimiz oluyor.
Denize aşırı düşkünlüğüm yok,zaten her sabah gördüğüm şey.
Yaşlı nene modu, ayaklarımı soksam yeter :D
Hele haşema, hiç bana göre değil.Islak bişeyin vücudumda durması kadar sinir bozucu bişey tanımıyorum.Görüntüsüde cabası :) Ama giyenede saygım sonsuz.  

 Hııı ne diyordum, 1 günde 4 şehir yanlış duymadınız.Fırsatları oluşturmak elinizde,biz bir şehrin içinden geçiyorsak oraya mutlaka 2 saat ayırırız netten en önemli yerlerin altını çizer adres tespiti yapar direksiyonu o yöne çeviririz.
İlk durağımız Afyonkarahisar'ın eski yerleşim yerleri.
Evler bir harika arkada Afyonkarahisar kalesi.
Çoğu restorasyondan geçmiş ya otel, ya pansiyon ya da restorant olmuş.
Afyonkarahisar merkezindeki İmaret Camii.Minare mavi çinilerle örülmüş.
Ev yemeklerinin satıldığı bir yerdi kokusu sokaklara dolmuştu.
Bu ahşap evleri fotoğraflamamdaki neden, rölyef yaparken bana yardımcı oluyor.
Bazı evlere bakarak birebir çalışabiliyorum.


Eskiden aileler anne baba torun tombalak birlik oturduklarından dolayı bu evler bu kadar geniş ve büyük yapılırmış.Tabi şimdi böyle evler direk otel oluyor.

Afyon'da gezilecek daha çok yer var tabi ama bir dahakine diyoruz.
Yönümüzü İzmir Selçuk'a  çeviriyoruz.Aydın ve İzmir komşu oldukları gibi bizim ikinci memleketimizdir aynı zamanda.Çocukluğum bi Aydın'da birde İzmir'de geçmiştir.
Aşağıda Selçuk kalesini görmektesiniz.Meryem_Ana_Evi e gittik.Dağa çıkmak epey vaktimizi aldı.
İlkokuldayken sınıfca buraya ziyarete gelmiştik.Üstünden yıllar geçmiş çok değişmiş oralar.Kilisenin yakınına karakol açılmış.Ptt bile vardı.Restorant cafeler.Pansiyonlar.
Hediyelik eşya satan dükkanlar olmazsa olmaz zaten.
Nasıl anlatayım size kasvetli bir yer.Çocukken gittiğimde de aynı şeyi hissetmiştim şimdide aynı.Karanlık bir yer.Fotoğraf çekmek yasak.Arabayla bu alana giriş 10 lira.Kiliseye giriş ücreti ödemiyorsunuz.

Ben bizi burda kim çekse diye etrafıma bakınırken,eşim, ver bizi ben çekerim dedi.
Çektiği fotoğrafa bak allasen :[

Sola mı dönsek düz mü gitsek dedik.Sonra her ikisinide denedik :) Efese uğradık amanın uğramaz olaydım 3 otobüs turist kafilesi yeni inmiş bilet kuyruğundalar.
EEE bizim işimiz acele dümeni Şirince'ye kırdık. Hani şu kıyamet senaryolarında meşhur olan kasaba.
Buraya da ilk gidişim değil, çocukken dayım götürmüştü hatırlıyorum. 
Şirince aslında bir Rum köyü içinde iki kilise bir cami bulunmakta. Üzüm şarabıyla meşhur biryer.Her köşe başında şarap mahsenleri.Burda kalıp kahvaltıyı yaparız diye düşünmüştük ama şarap kokuları ve görüntüleri buna müsade vermedi.
Garibim, caminin altı bile şarap satıcıları ile doluydu.
Köyün iç kısımlarına tırmandık.Aşağısına göre biraz daha havadar.Burda da heryer otel ve pansiyonlarla dolu.Köy kadınlarının yaptığı organik yiyecekler kapı önlerine konulan tezgahta satışta.Zeytin yağı,üzüm,pekmez,tarhana bilindik şeyler işte.
Köy meydanna doğru indik hediyelik eşya satan birkaç dükkanı dolaştık.Adettir gittiğimiz yerden magnet alınmadan dönülmez.Birde seramik ve vitray boyama duvar panosu aldım.
Belli bir ücret ödeyip bu trenle köy meydanını dolaşabilirsiniz.
Şirince'de unutamadığım tek şey sakızlı dondurma.Burda nereye sorsam yok, bulamıyorum o dondurmadan


Dağ manzaralı, kuş cıvıltılı, güzel molalar verdik.
Sırada Osmanlı Devletine başkentlik yapmış yeşil Bilecik var.
Tabelaları takib edip Şeyh Edebali'nin türbesine varıyoruz.Türbeyi dolaştıktan sonra Orhangazi Camisinde namaz molası veriyoruz.
Ardından cami bahçesinde uzaktan Bilecik'i seyrediyoruz.Tarihi Saat Kulesi ve yıkık minareler.
Şehir Yunan işgalinde yakılıp yıkılmış.
Bu yıkık minareler o yıllardan kalma.  
Ne giydiğime hiç gelmeyelim :) Ege malum gece ve sabaha doğru soğuk oluyor.Bilecik'de tepelik bi yermiş,yanımıza iyiki hırka almışız
Rotamızı Eskişehir'e çeviriyoruz.En çok burda eğlendim.Gezecek çok yer var.
Günümüzün büyük bir kısmını burda geçirdik diyebilirim.
Porsuk çayında gondol sefası :)
En merak ettiğim Doktorlar caddesinde uzun bir yürüyüş, 
Eskişehir'in Odunpazarı evleri, her şehrin kendine özgü Osmanlı evlerinin olması ne hoş.
Hepside farklı büyüde.
Bu mint yeşili eve bayıldım :) Hepsi rengarenk.
Burda da aynı olay var,evlerin büyük kısmı otel konumunda.


İç sokaklara sapıyoruz.Seviyorum ben bu evleri yaaa,Hacivat Karagöz geliyo aklıma :P
Buranın meşhur Lüle taşı var.Cameo yapmışlar broş işte onu almadığıma çok pişman oldum. 
İşte en sevdiğim yer Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı.Sembolik bir ücret ödeyerek içeri giriş yapıyoruz.
Bu park 400 bin metrekareye sahip bi alandan oluşuyor.Etrafı gezmek epey vaktinizi alabilir.Küçük trenlerle etrafı keşve çıkabilirsiniz.
Yapay göletin etrafına restorant ve cafeler serpiştirilmiş.Mola için şirin mekanlar oluşturulmuş.
Masal Köşkü
Burasının wc olduğunu söylesem :) umumi bir tuvalet bu kadar güzel gizlenebilirdi :P
Korsan gemisi.İçini gezmek için yine bir ücret ödüyorsunuz.
Atlas okyanusunu ilk geçen gemilerden May Flower'ın birebir tasarımına sahip bi gemi.
Bu parkta birde çocuklar için Sabancı Uzay Evi ve Bilim Deney Merkezi var.Çok iyi düşünülmüş.İçini  gezemedik tatildeymiş.

Masal Köşkü, Türkiyede'ki ve dünyadaki pek çok eserden esinlenerek yapılmış.Mimari izleri Galata Kulesi,Kız kulesi,Adalet kulesi,Çan kulesi,Ulu kule,Burgulu kule,Yivli kule,Sindrella kulelerinden yola çıkarak bu mimari yapı oluşturulmuş.
Tamam dünyada benzerleri var ama bizimkide fena olmamış hani.  
Gezmece tozmaca bittii
Jet hızıylada eve dönüş yoluna girdik.
Biz mi şehirleri gezdik şehirler mi bizi belli değil vallaa.Yorgunluktan anam ağladı :D