kim varmış burda :)

15 Ağustos 2013 Perşembe

Gittim + Gezdim + Gördüm

                                           Merhaba arkadaşlar,inşallah herkesin keyfi yerindedir.
                   Kısa bir Ramazan molası verdik kendimize doğal olarak bloglarada yansıdı bu.
                                           Her güzel şey gibi tatilde bitti.İstanbul'a dönüş yaptık.

                                                                           ***
Şimdi size 1 günde konaklamadan 4 şehir jet hızıyla nasıl gezilir onu anlatıcam :P
Bu yıl yıllık iznimizin tamamını Umre için kullanınca,geriye bize bayram tatili kaldı sadece.
Tatil deyince bizim aklımıza arabaya atlayıp nerde akşam orda sabah spontane yani, kafa nereye biz oraya :)
İstanbul'dan kopamıyoruz canımız sıkılırsada İstanbul'a yakın tatil beldeleri tercihimiz oluyor.
Denize aşırı düşkünlüğüm yok,zaten her sabah gördüğüm şey.
Yaşlı nene modu, ayaklarımı soksam yeter :D
Hele haşema, hiç bana göre değil.Islak bişeyin vücudumda durması kadar sinir bozucu bişey tanımıyorum.Görüntüsüde cabası :) Ama giyenede saygım sonsuz.  

 Hııı ne diyordum, 1 günde 4 şehir yanlış duymadınız.Fırsatları oluşturmak elinizde,biz bir şehrin içinden geçiyorsak oraya mutlaka 2 saat ayırırız netten en önemli yerlerin altını çizer adres tespiti yapar direksiyonu o yöne çeviririz.
İlk durağımız Afyonkarahisar'ın eski yerleşim yerleri.
Evler bir harika arkada Afyonkarahisar kalesi.
Çoğu restorasyondan geçmiş ya otel, ya pansiyon ya da restorant olmuş.
Afyonkarahisar merkezindeki İmaret Camii.Minare mavi çinilerle örülmüş.
Ev yemeklerinin satıldığı bir yerdi kokusu sokaklara dolmuştu.
Bu ahşap evleri fotoğraflamamdaki neden, rölyef yaparken bana yardımcı oluyor.
Bazı evlere bakarak birebir çalışabiliyorum.


Eskiden aileler anne baba torun tombalak birlik oturduklarından dolayı bu evler bu kadar geniş ve büyük yapılırmış.Tabi şimdi böyle evler direk otel oluyor.

Afyon'da gezilecek daha çok yer var tabi ama bir dahakine diyoruz.
Yönümüzü İzmir Selçuk'a  çeviriyoruz.Aydın ve İzmir komşu oldukları gibi bizim ikinci memleketimizdir aynı zamanda.Çocukluğum bi Aydın'da birde İzmir'de geçmiştir.
Aşağıda Selçuk kalesini görmektesiniz.Meryem_Ana_Evi e gittik.Dağa çıkmak epey vaktimizi aldı.
İlkokuldayken sınıfca buraya ziyarete gelmiştik.Üstünden yıllar geçmiş çok değişmiş oralar.Kilisenin yakınına karakol açılmış.Ptt bile vardı.Restorant cafeler.Pansiyonlar.
Hediyelik eşya satan dükkanlar olmazsa olmaz zaten.
Nasıl anlatayım size kasvetli bir yer.Çocukken gittiğimde de aynı şeyi hissetmiştim şimdide aynı.Karanlık bir yer.Fotoğraf çekmek yasak.Arabayla bu alana giriş 10 lira.Kiliseye giriş ücreti ödemiyorsunuz.

Ben bizi burda kim çekse diye etrafıma bakınırken,eşim, ver bizi ben çekerim dedi.
Çektiği fotoğrafa bak allasen :[

Sola mı dönsek düz mü gitsek dedik.Sonra her ikisinide denedik :) Efese uğradık amanın uğramaz olaydım 3 otobüs turist kafilesi yeni inmiş bilet kuyruğundalar.
EEE bizim işimiz acele dümeni Şirince'ye kırdık. Hani şu kıyamet senaryolarında meşhur olan kasaba.
Buraya da ilk gidişim değil, çocukken dayım götürmüştü hatırlıyorum. 
Şirince aslında bir Rum köyü içinde iki kilise bir cami bulunmakta. Üzüm şarabıyla meşhur biryer.Her köşe başında şarap mahsenleri.Burda kalıp kahvaltıyı yaparız diye düşünmüştük ama şarap kokuları ve görüntüleri buna müsade vermedi.
Garibim, caminin altı bile şarap satıcıları ile doluydu.
Köyün iç kısımlarına tırmandık.Aşağısına göre biraz daha havadar.Burda da heryer otel ve pansiyonlarla dolu.Köy kadınlarının yaptığı organik yiyecekler kapı önlerine konulan tezgahta satışta.Zeytin yağı,üzüm,pekmez,tarhana bilindik şeyler işte.
Köy meydanna doğru indik hediyelik eşya satan birkaç dükkanı dolaştık.Adettir gittiğimiz yerden magnet alınmadan dönülmez.Birde seramik ve vitray boyama duvar panosu aldım.
Belli bir ücret ödeyip bu trenle köy meydanını dolaşabilirsiniz.
Şirince'de unutamadığım tek şey sakızlı dondurma.Burda nereye sorsam yok, bulamıyorum o dondurmadan


Dağ manzaralı, kuş cıvıltılı, güzel molalar verdik.
Sırada Osmanlı Devletine başkentlik yapmış yeşil Bilecik var.
Tabelaları takib edip Şeyh Edebali'nin türbesine varıyoruz.Türbeyi dolaştıktan sonra Orhangazi Camisinde namaz molası veriyoruz.
Ardından cami bahçesinde uzaktan Bilecik'i seyrediyoruz.Tarihi Saat Kulesi ve yıkık minareler.
Şehir Yunan işgalinde yakılıp yıkılmış.
Bu yıkık minareler o yıllardan kalma.  
Ne giydiğime hiç gelmeyelim :) Ege malum gece ve sabaha doğru soğuk oluyor.Bilecik'de tepelik bi yermiş,yanımıza iyiki hırka almışız
Rotamızı Eskişehir'e çeviriyoruz.En çok burda eğlendim.Gezecek çok yer var.
Günümüzün büyük bir kısmını burda geçirdik diyebilirim.
Porsuk çayında gondol sefası :)
En merak ettiğim Doktorlar caddesinde uzun bir yürüyüş, 
Eskişehir'in Odunpazarı evleri, her şehrin kendine özgü Osmanlı evlerinin olması ne hoş.
Hepside farklı büyüde.
Bu mint yeşili eve bayıldım :) Hepsi rengarenk.
Burda da aynı olay var,evlerin büyük kısmı otel konumunda.


İç sokaklara sapıyoruz.Seviyorum ben bu evleri yaaa,Hacivat Karagöz geliyo aklıma :P
Buranın meşhur Lüle taşı var.Cameo yapmışlar broş işte onu almadığıma çok pişman oldum. 
İşte en sevdiğim yer Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı.Sembolik bir ücret ödeyerek içeri giriş yapıyoruz.
Bu park 400 bin metrekareye sahip bi alandan oluşuyor.Etrafı gezmek epey vaktinizi alabilir.Küçük trenlerle etrafı keşve çıkabilirsiniz.
Yapay göletin etrafına restorant ve cafeler serpiştirilmiş.Mola için şirin mekanlar oluşturulmuş.
Masal Köşkü
Burasının wc olduğunu söylesem :) umumi bir tuvalet bu kadar güzel gizlenebilirdi :P
Korsan gemisi.İçini gezmek için yine bir ücret ödüyorsunuz.
Atlas okyanusunu ilk geçen gemilerden May Flower'ın birebir tasarımına sahip bi gemi.
Bu parkta birde çocuklar için Sabancı Uzay Evi ve Bilim Deney Merkezi var.Çok iyi düşünülmüş.İçini  gezemedik tatildeymiş.

Masal Köşkü, Türkiyede'ki ve dünyadaki pek çok eserden esinlenerek yapılmış.Mimari izleri Galata Kulesi,Kız kulesi,Adalet kulesi,Çan kulesi,Ulu kule,Burgulu kule,Yivli kule,Sindrella kulelerinden yola çıkarak bu mimari yapı oluşturulmuş.
Tamam dünyada benzerleri var ama bizimkide fena olmamış hani.  
Gezmece tozmaca bittii
Jet hızıylada eve dönüş yoluna girdik.
Biz mi şehirleri gezdik şehirler mi bizi belli değil vallaa.Yorgunluktan anam ağladı :D 

8 Ağustos 2013 Perşembe

^_^ Hayırlı Bayramlarrr ^_^

                                                         Büyüklerin eli öpüle
                                                         Hayır duaları alına
                                                         Ölmüşlere rahmet okuna
                                                         Kalanlara değer verile
                                                         Bayram o bayram ola

                                                                       ***

                                                         Çocuklar hep sevindirile
                                                         Bayramlıklar giyindirile
                                                         Güzel günlere girile
                                                         Avuç avuç sevgi verile
                                                         Bayram o bayram ola.......

25 Temmuz 2013 Perşembe

Anadolu El Nakışları * Kardeşimin Elinden

3 kız kardeş bir araya gelir de çeyizler ortaya dökülmez mi? Dökülmezse şaşarım :P 
Hepside el emeği ve kardeşimin bizzat elceğizinden çıkma.
Tamamı Anadolu el nakışları ile süslü  

Okulda yaptığı işleri burda sizlerle paylaşmak istedim.
Gerçi çoktan mezun olup sosyal hayata atıldı bile cimcimem :)
Şimdi bakalım neler döktürmüş :)  

*
Beş başlı sanayi makinasında yapmış.
 Maraş işi runner örtüsü. 
Keten kumaşın dokusu çok kaliteli, kardeşim genelde siparişleri bu kumaşla yapıyor.   

YA MUHAMMED
Kardeşim kutlu doğum ile alakalı bir yarışmaya bu bohçayla katılmıştı.
Yaklaşık bir haftada işlemişti.

Bu da elde yapılan maraş işi.
Elde olduğu için yapımı, bilgisayarlı makineye göre daha zahmetli ve uzun.
İşi bilgisayarlı makine 1 saatte bitiriyorsa,
 elde işlenen ürün desenin farklılığına göre 1 hafta ya da 1 ay arası değişiyor.  

Maraş işi damat bohçası.
 

Gümüş ve atın yaldızlı ipliklerle işlemiş ve stras taşlarla süslemiş,
Astragon işi ve blonya iğnesi teknikleriyle yapılmış dekoratif yastık

Kum iğnesi tekniği ile yapmış olduğu bebek yastığı.
Okula ilk başladığı aylarda yapmıştı bu yastığı seneler seneler önce ,
sözü var ablama ve bana birer tane yapacak ama, ne zaman meçhul  :) 

Beyaz işden pek hoşlanmıyorm , aslında eskileri severim ama renkli iplerle yapılırsa biraz daha modern olabilir belki.Kardeşimde hocanın zorlamasıyla yapmış zaten :P

Antep işi tepsi örtüsü olarak yapmış ama şimdi tepsi örtüsümü kaldı ki, sehpada anlaştık :)

Hesap işi dekoratif yastık olarak tasarladı , ama kardeşceğzim bana hediye işlediği için ben çerçeveletmeyi planlıyorum.Nasıl olur?
Kumaşı tahminen 30 küsür yıllık, halamın çehizinden kalma keten kumaş.    

Pembe ve moru zaten hep sevmişimdir.Kız rengi =)))))))
Masa örtüsü.
Reyhan bunu okul zamanı 3 ayda işlediğini söylüyor.Yani bir dönem boyunca.

Ne kadar emek verilmiş.Bir çok tekniği aynı anda.
Zincir işi, maraş işi,balık sırtı tekniği, kurdela işi, iğne ardı tekniği, düz çin iğnesi  uygulamış.    mutfak önlüğü ve eldiveni.
Ben bunu çok sevdim.Hem mor hem lale :)
Aplike yapmış, düz ve fantazi çin iğnesi tekniği ile işlemiş.
Burda rengi bi garip çıkmış asıl rengi ilk fotoğraftaki gibi.
Türk işi oda takımı, biraz kırışık ama kusura bakmayın. 

Peçeteleri 1 dönem boyunca işlemiş.

Konsol örtüsü.Annem kenarlarını iğne oyası yaptırmıştı.Bizim kızda hocasından 100 almıştı :)

Konsol örtüsünüde 2. dönem işlemiş.
Bana çok uzun geliyor bu süreler ama tabi okul hayatı olduğu için hem ders çalışıyorsun diğer yandan bu işler.Biraz zor. 
Bu işi sevmek önemli,yoksa olacak iş değil :P

Antep işi tasarım sehpa örtüsü, ama biz pano olsun diyoruz bakalım karar kendisinin.

Fotoğraf bulanık çıkmış, burda da örümcek ajuru tekniğini kullanmış. 
Hesap işi konsol örtüsü.İçinde ara ara tel kırmada var. 

Benim tavsiyem yine aynı, bu güzellikleri sehpalara örtüp ziyan etmek olmaz gel aynalı pano yapalım diyorum.
Şuan düşünme aşamasında kendileri.

Okuldaki son sınıf ürünü. 
Kız çeyizi işte, ayrıntı detay,el emeği oldukça fazla.
Değer biçmek zor.


Günün Sözü:
   
Aslında hayat bir parça nakış işlemesine benzetilebilir. Hayatının ilk yarısındaki herkes işlemenin ön tarafını görür, ikinci yarısında ise tersini. İkincisi o kadar güzel değildir, ama daha öğreticidir, çünkü iplerin birbirine nasıl bağlandığını görmemizi sağlar. (Arthur)

Selametle kalın dostlar,hayırlı Ramazanlar..............