kim varmış burda :)

18 Mart 2013 Pazartesi

GİDİYORUM...

Rabbim davet etti ve bizde bu davete icabet ediyoruz 4 yıl evvel niyet etmiştik eşimle, bu yıla nasipmiş gitmek.Ablam ben ve eşim birazdan yola çıkıyoruz.Heycanlıyız hemde çok çünkü bu ilk gidişimiz.
Öğlen inşallah Medine'de olacağız.Allah (cc) hayırlısıyla gidip dönmek nasip etsin.

    Nasip olurda dönersem şayet tekrar güzel şeyler paylaşma ümidi ve duası  ile...
Hakkınızı helal edin dostlar.Duanızı eksit etmeyin... 

17 Mart 2013 Pazar

BESMELE AKKASEM VE DİĞERLERİ

Merhaba arkadaşlar gitmeden son bir kez daha yaptıklarımı paylaşmak istedim.Rabbim yüzüme baktıda son işim olan besmelede hatasız çıktı çok şükür.
Bu ikinci denememde oldu neyseki çok uğraştırmadı.Kesimide kolaydı hemde en sevdiğim ebruzenin, hat NECMETTİN OKYAY hocanın.Nur içinde yatsın. 

Fetih suresinin bir bölümü, bunu daha önce paylaşmıştım ama o hatalıydı tekrar kestim:) aynı işlemlerden geçirdim yine ufak tefek hatalar oldu ama düzelteceğiz inşallah sergiden önce eserleri ufak bir rötuştan geçiriyoruz:) Eee o kadar da olsun dimi:)  

Pembe gülümüde daha önce gördünüz, artık hepsini teslim ediyorum hocaya, arkadaşların eserleride bittikten sonra çerçeve kısmına geçilecek.Ebruyu gösteren çerçevedir.Bunun için çerçevede ucuza kaçmayı düşünmüyorum :D
Sonuçta eseri ihtişamlı gösteren kendisi. 

Bu akkase arkadaşımın eseri, Çırçırlı Ali Efendiye ait bir hat, o kadar uğraşmasına rağmen aynısından tekrar yapmak zorunda
:( kurumadan çektiğim için parlıyor.Bu haliyle bile insanı etkiliyor. 

Arkadaşlarımın eserleri de harika mesela aşağıdaki çiçek akkase tekne arkadaşım Leyla ablanın sonunda o da başardı ve sergi için bu harika çiçeği hatasız yaptı.Eserin çıktığı günki sevincimizi anlatamam alkış kıyamet koptu :) ne gündü ama...
Hem bedenen hem ruhen yorgun hissediyordum kendimi , Rabbim sanki bana mükafat verdi, yorgunluğumu kutsal topraklarda atmam için çağırdı,  
Rabbim ruhumu beynimi dinlendirmiş huzurlu bi şekilde dönmemizi nasip eder inşallah. 
Dualarınızı esirgemeyin dostlar çünkü bende öyle yapıcam...   

11 Mart 2013 Pazartesi

AŞAMALI GÜL AKKASESİ

Merhaba arkadaşlar bugün sergi için çalıştığım ve güzel sonuca uluştığım gül akkasemi yayınlıyorum.En çok bunda zorlandım yapraklar beni çok yordu ama dualarla istediğim sonuca ulaştım :D aşamalı resimleri daha iyi anlamanız için yayınlıyorum:) sıkılmıyorsunuzdur inşallah:)

Fotokopiden önce gülün dallarını kesip tekneye yatırıyoruz.1gün kurumaya bırakıyoruz .

Ertesi günü yaprakları kesip kuruyan ebruya yapıştırıyoruz üst üstte aynı hizaya denk getirmeye çalışıyoruz sonra tekrar yaprak oluşturmak için tekneye yeşil renk atıp yatırıyoruz.Yine 1 gün kurumaya bırakıyoruz. 

Ertesi günü son aşama yani gülün kafasını kesip hazırlıyoruz aynı kağıda hizalayıp yapıştırıyoruz tekneye pembe rengi atıp aynı kağıdı yatırıyoruz.

Sonuç aşağıda:) Rabbim yüzüme baktıda hata mata oluşmadan çıkardım.Gül sergide satışa çıkacağı için aynı gülden birde kendime yapıyorum.Aynı aşamalar beni bekliyor anlıyacağınız:) Olsun benim işim bu seviyorum bunu yapmayı. 

Bu gül hocamızın o da sergiye gonca gülle katılacak.
                 Bu arkadaşımın çiçeği daha bitmedi tabi yapraklar ve fiyonku var çiçeğin ama olsun ben bitmişinide yayınlarım daha sonra.

Şu sıralar tatlı bi telaş içindeyim ablam geldi beraber kutlu bi yolculuğa çıkacağız inşallah.Hazırlıklarımız devam ediyor bundan mütevellit size söz verdiğim çekilişi dönüşte yapmayı uygun buldum çünkü zamanım hiç kalmadı hergünüm koşturmaca geçiyor affedin beni nolur.
Bendeniz atölyeye kaçar bugünde ebrular beni bekler.... 
                                        
                                                                                       Tuğba Yıldırım Çelik

6 Mart 2013 Çarşamba

BENİM EBRU ATÖLYESİ VE AŞAMALI AKKASE YAPIMI :)

Herkeze merhaba diyerek yazıma başlıyorum.Şu sıralar o kadar yoğun çalışıyorum ki arkadaşların bloglarını gezmeyi ağız tadıyla yorumyapmayı bırakın eve geldiğimde yemek yapmaya mecalim kalmıyor.Bugünki postumda ebru atölyemizi anlatıcam.


Bugünki ismi Türk İslam Eserleri kurs merkezi eskiden (1893) Osmanlı Padişahı II Abdulhamit'in emriyle 'Tebhirhane' olarak kurulmuş bir yapı.
Peki tebhirhane nedir?
Tebhir buhar demek, tebhirhane de buğu evi ,temizleme evi anlamına geliyor.Tebhirhaneler kolera ,veba, kızamık,tifo,dizanteri,verem boğmaca gibi bulaşıcı hastalıkların salgın yaptığı dönemlerde bu hastalıktan ölenlerin eşyalarının her ürlü çamaşırlarını ölen hayvanların, dışardan gelen gemilerin, postaneden gelen mekyupların ve paketlerin dezenfekte edildiği yakıldığı  yer olarak kullanılmış. 

Daha sonra Veterinerlik olarak kullanılmış.Şimdide Türk İslam Eserleri Kurs Merkezi olarak işletiliyor.Bina bir yangın geçirmiş ama büyük kısmı aslını koruyor tarihi bir yapının içinde ebru yapmak ayrı güzel insanı alıp başka yerlere götürüyor.
Bu aşağıdakiler bizim teknelerimiz en büyük olan tekneyle ilerleyen aylarda ipek eşarp boyucaz, diğer tekneler normal lale sümbül karanfil için...

İşte bizim sınıfın içinde olan demir kapak bulaşıcı hastalıklı insan ve hayvanları bunun içinde yakıyorlarmış.Çok ürkütücü aslında içerde büyük bir oda var ve kocaman kocaman tüpler kim bilir burda ne acılar çekildi...  

Atölyemizin girişi tavan ahşap ve çok yüksek.

Ebru malzemelrinin olduğu dolap ne kadar düzenli dimi Fatımanın eline sağlık, bi yığın ıvır zıvır, öte beri herşey burda.Ne ararsan var su ısıtıcısından, blendıra, ütüden saç kurutma makinesine kadar herşey burda var:) hepsiyle ebru da akkase yapımında  kullanıyoruz:) ne ilginç demi? :) 

Tekneden çıkardığımız ebruları sergen adı verilen bu demir peteklerde kurutuyoruz.Bazen o kadar çalışıyoruz ki bu sergennler bile yetmiyor.

Evet sıra geldi benim sergi için çalıştığım Fetih suresine önce kretuar ile harflerin dibinden kesmeye başlıyoruz.

Kesimimiz bitiyor siyah gözüken harfleri temizliyoruz ve zemin kağıdına özel bir spreyle yapıştırıyoruz.Bütün kağıdın heryerini kontrol ediyoruz hava almamasına gayret ediyoruz ne kadar özenirsek özenelim hata mutlaka oluyor.0 hata imkansız gibi bişey. 

Sonra tekneye attığımız canlı kanlı renklere yapıştırdığımız kağıdı yatırıyoruz kaldırdıktan sonra üzerindeki yapışkan kağıdı çıkarıyoruz ve taaa taaaammm sonuç aşağıdaki gibi
ama yine hata gene hata.Aslında olmadı değil ama sergiye bu olmaz ben bi daha kestim aynısından aynı işlemleri tekrar yaptım yine olmadı:( ilerleyen günlerde tekrar aynı hatı kesmek zorundayım bööhüüüüüü (burda ağlıyorum) 
Bu Fetih suresinin dışında bir tane gül ve Necmettin Okyay'ın besmelesi var elhamdülillah rabbim yardım ettide onları fazla tekrarlamadan hatasız çıkarttım.Gülü ve besmeleyi ilerleyen günlerde paylaşıcam inşallah sona geliyoruz.Sınıfın telaşını görseniz gülersiniz herkez stresli acaba çıkacakmı olacak mı diye sınıfa sığamıyoruz koridorlara taşıyoruz.

Kazasız belasız şu sergiyi atlatalım bi ohhh çekeyim rüyalarımda bile akkase yapıyorum artık o derece beynimi meşgul ediyor.Bu benim ilk sergim ondan heycanlıyım biraz:) Hayırlısıyla atlatırızda sınıfcak rahat bi nefes alırız.

Hepinizi Allah'a emanet ediyorum...